29 Aralık 2017 Cuma

Sevgililerimizi Neye Göre Seçeriz? (2)

Ister görüşlerini benimseyelim ister benimsemeyelim Psikanalizin kurucusu Sigmun Freud diyince
şöyle bir durma ihtiyacı hissederiz. Psikoloji Bilimine yeni bir bakış açısı getirdiği herkesçe kabul
edilmektedir. Peki Freud ne demiş ve konumuzla nasıl bir ilgisi var?
“İnsanoğlunun erotik yaşamındaki sayısız tuhaflık ve aşık olma sürecinin kompülsif karakteri,
çocukluğa başvurmaksızın ve çocukluktan kalma etkiler olarak alınmaksızın neredeyse anlaşılmazdır.”
–Sigmun Freud, Tree Essays on the Theory of Sexuality
Yetişkin aşk ilişlikerini bilinçaltı yönetmlerle açıkayan bilinen ilk kişidir Freud. Peki ya nedir bizi
karşımızdakine aşık eden? Sigmund Freud bu romantik ilişkilerdeki seçimlerimizin nedenini
“bilinçdışı” bir süreç olarak yorumlamıştır. Freud’a göre aşk, “libido” ismini verdiği cinsel dürtünün
toplum tarafından kabul edilen bir ifadesidir.
Kızlar babaya, erkekler anneye mi aşık oluyorlar?
Yapılan araştırmalar göstermiş ki eşler romantik partnerlerini seçerken farkında olmaksızın
ebeveynlerine benzeyen kişileri tercih ediyorlar. Peki olay Oidipus Kompleksindeki gibi kızların
babaya, erkeklerin anneye aşık olduğu ve bu duygularından dolayı diğer ebeveyni tarafından
cezalandırılacığı mıdır? Freud bu duygunun çocuğun gelişimiyle beraber kendisine rakip olarak
gördüğü ebeveyni ile özdeşim kurmasıyla çözüleceğini söyler.
Yetişkinliğe ve cinsel olgunluğa eriştikten sonra bile oğlanın anneye, kızınsa babaya olan sevgisi, tek başına olmamakla birlikte, kime aşık olacaklarını ve kiminle evleneceklerini en çok etkileyen şeydir (Pines, 2005).
Bizler farkında olmasak da çocukluk deneyimlerimiz romantik ilişkilerimizi etkiliyor.
Hiç düşündünüz mü partnerinizin ebeveyninize benzeyip benzemediğini? Eğer ki kız çocuğuysanız ve babanızla aranızdaki ilişki bebekliğinizden itibaren olumlu geliştiyse eş olarak seçeceğiniz
partnerinizin de babanız gibi olmasını istersiniz. Bu konuda da haksız sayılmazsınız. Peki ya zor bir
baba-kız ilişkisi yada anne-oğul ilişkisi geçirdiyseniz. Bu sefer de asla onlara benzeyen eşler
istemeyeceksiniz hayatınızda. Peki ya onlardan alamadığınız ilgi, sevgi ve daha nice duygular? Her ne kadar olmasını istemeseniz de size iyi davranmayan ebeyninize benzeyen partnerler seçme ihtimaliniz yüksek olacaktır. Çünkü hala almanız gereken şeyler vardır. Şöyle bir örnekle açıklayalım durumu, her şeyinize karışan, sürekli yaptıklarınız için, kararlarınız için eleştiren bir babaya sahipsiniz. Asla onu memnun edemiyorsunuz. Sürekli sizin işe yaramaz bir çocuk olduğunuzu dile getiriyor. Siz de hayatınız boyunca belki babanıza aslında işe yarar bir insan, vefalı bir çocuk olduğunuzu ispatlamaya çalışıyorsunuz. Partner olarak seçeceğiniz insan sizi onaylasın, her halinizle kabul etsin istiyorsunuz.
İlişkinin ilerleyen zamanlarında bir de bakıyorsunuz ki karşınızdaki insan babanızın aynısı. Bu bir
tesadüf mü peki? İlişkinin başlarında da öyle değil miydi o insan? İşte bilinçaltı süreçleriniz hala
alamadıklarınızla meşgul olduğu için size istemediğiniz seçimler yaptırabiliyor.
Bu süreçler her zaman böyle gitmeyebilir tabiki. Ama eğer neden yanlış partnerler seçtiğinizi bir türlü
bulamıyor ve aşk her daim size acı veriyorsa hayatınızın bir yerinde bir tıkanıklık olabilir. Sorun sizin
gördüğünüz kadar yüzeysel mi peki?

Uzman Psikolog Sevgi ÇELİK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder